13 Şubat 2012 Pazartesi

bir gün donkişot'un biri karşınıza çıkar, onu kahraman sanırsınız. sonra alıştığı yel değirmenlerine geri döner, masal biter...

9 Aralık 2011 Cuma

hadi şimdi uyuyalım,
bileklerimiz aşk koksun.
kulak memesi kıvamında
ruyalar görelim.
düş koklayalım,
çiçek açsın sabah.
ağaçlı yollar hayal edelim
yosun koksun,
balık koksun.
martılar çığlık atsın.
çok gizli bir tepeden izleyelim tüm şehri
kimseye söylemeyelim
yeşil bakalım
bir, iki kadeh atalım
mayalanalım,
kabaralım,
böbürlenelim.
kocaman bir okyanus olalım.

fısıltıyla isteyelim her ne ise,
kuduralım hadi!
çekemeyelim kimseyi
tecavüz edelim.

hadi şimdi uyuyalım,
kimse ölmediyse
hem de öğlene kadar...

7 Aralık 2011 Çarşamba

belki de kadının en güzel yanı ; sizin yaşınızda tüm yalanlarını söylemiş olmasıydı...

29 Kasım 2011 Salı

Kurbağa prens masalında asıl anlatılmak istenen, seks insanı güzelleştirir mi?
hayatın kolay ve keyifli olduğu mevsimler geçiriyoruz,
kimimiz geçeniz,
kimimiz mevsim
ama
hepimiz güzeliz...

26 Kasım 2011 Cumartesi

inatçı, minik bir adamdım bundan yirmi yıl önce, validemin de dediği gibi tam bir "arabın yallellisi" durumu, hala anlamını bilmediğim bir cümle, isim tamlaması,  deyim, her ne b*ksa.
bir defa tutturdum mu, aldırana kadar, yaptırana kadar, dilin en güzel cümlelerini kurar, en artistik saltoları atar, bir kaç damla da göz yaşı döker, alın terimle istediğimi alırdım.
oyuncu değildim, oyun da yapmıyordum, sadece istemiştim...
çok istediğim bir atari kasedi için bir kaç kasedi gözden çıkarırdım, sadece istediğim olsun, gerisi tefferruat derdim, patenlerimi bile satmıştım.
sonra durum daha da sert (hard core) bir hal almaya başladı.
her şey ben istemeden olmaya başladı, birileri ateri kasetlerini bana verdi, sonra cd çıktı, onları da aldım insanlardan, vermeden aldım, çok fazla istemeden, yalvarmadan, pazarlık etmeden.
her şeyim oldu bir anda, alın teri dökmeden,
terlemeden terlediklerim...
devamında "eşşek" kadar adam olduk babamın dediği gibi ve ben eşşek kelimesinin anlamını gayet iyi biliyordum.
eşek kadardık işte, kocaman, mutsuz, ne siyah, ne beyaz, arada bir yerlerde bir adam.
ne güneşin doğuşuna yetişebildim, ne batışında kahve içebildim ve zaten kahve reflü yapıyordu.
cini sevdim midem yandı, bira içtim şişkinlik yaptı, rakı içtim boğazım şişti.
sevdiğim her şey ya bir parça yara bıraktı,  ya benden kanlı bir parça aldı.
ne kasetlerim vardı çantamda, ne de takas edebileceğim çok güzel birşey. patanlerimi de satsam para etmiyor artık. istemek bir yalan eylemi olmuş, kimse inanmıyor, sadece istemekte yetmiyor, yanında patenlerini , kasetlerini, cd'lerini  alıyorlar. eşşek kadardık ve heybemiz boştu, verebileceğimiz bir eşşek tonlamasıyla bir kaç süslü, yaldızlı, cümleydi.
çok inatçı, minik bir adamdım ben eskiden, istediğimi arabın yallellisi gibi tutturur, yaptırırdım, şimdiler de çok inatçı eşşek kadar bir adam oldum ve artık istemediklerim için ancak bir eşşek kadar anırabiliyorum...

23 Kasım 2011 Çarşamba

iletişim adem ve havva'dan sonra çok değişmedi ama çok gelişti

konuşmak iyidir
paylaşmak güzeldir
soru işeretleri her yaşta, her dönemde sadece yokuş olmuşlardır.

ünlemle biten duygu cümleleri kuralım, küfür edelim, aşk edelim, seslenelim ki...


gelsin
denize at!

21 Kasım 2011 Pazartesi

güzel filmleri izlemek keyiflidir,
güzel kadınları dinlemek keyiflidir,
güzel filmleri, güzel kadınlarla izlemek en keyiflisidir.

20 Kasım 2011 Pazar

Biliyorsun hiç bir zaman normal bir arkadaşlığımız olamayacak.
ya çok istiyeceğiz birbimizi, ya nefret edeceğiz.
ortası yok bu işin!

17 Kasım 2011 Perşembe


+bir kadın düşün güzel olsun.
- içi mi güzel, dışı mı abi?
+ vazgeçtim sen git sayısal lotoyu tuttur...
geçenlerde sana bir kadın düşün demiştim ya! şimdi bana istediğin küfürü edebilirsin...